Menu
  • 3206 Görüntülenme
  • 14 Cevaplar

  1. #1
    Avatar Resmi
    rerere
    Uçuşa Hazır Watçı
    Mesaj
    123
    Konu
    11
    Üye Avatarı

    Mesaj:123

    Konu:11

    Beğeni:0

    Lokasyon:Istanbul

    Merhabalar;

    Sizlere WAT'a farklı bir açıdan yaklaşım sağlayabilmeniz için kendi seyehatimden kesitler sunmaya çalışacağım.

    İlk başta söylemeliyim ki ABD benim için hiç bir zaman hayallerin ülkesi olmadı, seyehat etmeyi seven birisi olarak da rahatça söyleyebilirim ki ilgimi de çekmezdi hiç bir zaman. Kapitalizm ve şehirleşmeye karşı çıkanlardan biri olaraktan önyargılarım da yok değildi açıkçası. Bu fikirlerimle paralel olaraktan farklı bir travel planı yapmaya çalışmıştım gitmeden önce, büyük oranda da gerçekleştirdim diyebilirim bunu.

    3 ay Ocean City'de yaşadım, çok eğlendim, çok iyi vakit geçirdim, ABD'de geçen her an çok özeldi benim için. Bu kısmı şimdilik atlıyorum ve size bu üç aydan sonra gerçekleştirdiğim 15 günlük batı seyehatimi anlatmaya çalışacağım. Umarım tadını çıkartırsınız.

    Biletimi Los Angeles'a almıştım, Ocean City'nin yakınlarında bulunan bir havaalanından uçağım kalkacak ve aktarmalı uçuş ile birlikte LA'e inecektim. Bir hafta LA, San Diego ve Las Vegas'da takılmayı planladıktan sonra kalan bir haftamı da "Farklı" olarak nitelendirdiğim Arizona ve Utah eyaletlerinde bulunan milli parklarda geçirecektim.

    Sabaha karşı Ocean City'den ayrılmak için o köprüden son kez geçerken arkama döndüm ve baktım, üç ay çok çabuk geçmişti, inanamıyordum. Tüm o güzel anları bir kez daha düşündüm, Eddie Vedder - Hard Sun dinlerken iç geçirdim ve arkama dönerek yeni bir maceraya doğru adımlamaya başladım.



    Havaalanına gitmek için bu köprüyü geçmiştim ve otobüse binmek için biraz daha yürümem gerekiyordu. Otobüse bindikten sonra şöförle konuştum, bir 3-4 mil yürümem gerekeceğini söyledi. Toplu taşıma yoktu, yol da çok güzel görünüyordu, dağcı çantamı taktım sırtıma ve taksi tutmak yerine havaalanına doğru yürümeye koyuldum.





    Yaklaşık 45 dakika bu güzel yolda yürüdükten sonra çok küçük bir havaalanı ile karşılaştım.



    Girişte güvenliğin olmamasına çok şaşırmıştım. Elimi kolumu sallayarak girdim içeriye, check-in yaptırdım kontuardan ve uçağa iki dakika yürüme mesafesinden sonra ulaştım. Çok küçük bir aktarma uçağıydı, enteresan bir tecrübe olmuştu benim için.



    Bu uçak ile kısa bir yolculuk yapıp yeni bir uçakla aktarma yaptıktan sonra akşam saatlerinde LA'e iniş yaptım. Hollywood'da bir hostelde rezervasyon yaptırmıştım ve metroya binerek yola koyuldum. Aklınızda olsun, benim gibi madeni 1$ ile hiç karşılaşmamış biriyseniz LA metrolarından kağıt para ile elektronik bilet aldığınızda para üstünü madeni 1$'lar ile veriyorlar)



    Şehir merkezlerinden pek haz almadığım için direk Hollywood'a doğru yola koyulmuştum ama metrodan gördüğüm bu manzara beni etkilemedi dersem yalan olur:



    Akşam saatlerinde Hollywood'a vardıktan sonra rezervasyon yaptırdığım Banana Bungalow Hostel'e gittim zaman kaybetmeden. İki tane var bu hostelden Hollywood'da. Biri daha merkezi bir yerde, diğeri biraz daha uzakta kalıyor ama toplu taşıma ile ulaşım gayet rahat. Ben o diğerinde kaldım. Fiyatı normal hosttellere göre biraz daha pahalı olsa da gerçekten mükemmel bir hosteldi. Odaları, lobisi, ortamı, sosyal aktivitileri, partileri, turları vs. takdire şayan. Odaya çıktığımda iki İngiliz kız vardı, onlarla tanıştık, muhabbet ettik vs. Her yaz LA'e gelip takılıyorlarmış. Daha önce Türkiye'ye falan da gelmişler. Uçuk tiplerdi ama çok iyiydiler gerçekten, iyi eğlenmiştik o gece.

    Ertesi gün hostelde kalmayacaktım, bilen bilir Couchsurfing diye bir oluşum var, sağolsun o sitenin bir üyesi beni ağarlayacaktı o gece. Hostelin emanet odasına çantamı bıraktım, akşam gelip geri alacağımı söyledim ve Hollywood ve LA sahil kısmını gezmek için sabah erken saatten yola koyuldum.

    Nereden başlamam gerektiğini bilmemekle beraber ilk duran otobüse bindim ve nereye gittiğini öğrenmek için otobüste bulunan broşürlerden aldım bir tane. (Ondan fazla eyalette bulundum, neredeyse bütün toplu taşıma sistemlerinde böyle güzel bir hizmet var) Santa Monica'ya gidiyormuş, LA sahil şeridine. İyiymiş dedim son durakta indim ve Santa Monica'yı gezmeye başladım.









    Çok güzeldi gerçekten Santa Monica, sokakları olsun, sahili olsun, değişik bir havası vardı. Santa Monica sahil şeridinde palmiye ağaçları arasında yürümeye başladım. Uzun bir sahil şeridi vardı ve hiç sıkılmadan, tadını çıkara çıkara Venice Beach'e kadar yürüdüm.



    Venice Beach gerçekten çok farklı bir yerdi benim için. Sokak müzisyenleri, her yerde görebileceğiniz sanatsal çalışmalar, barlar, kafeler, müzik kültürü, 70s, 80s diye tabir ettiğimiz eski rock guruplarına olan bağlılık, Bob Marley fanatikleri, Marijuana çılgınlığı, Route 66'nin son durağı olması vs. çok ayrı bir havası vardı. Ben açıkçası doğuda böyle şeyleri hiç görmedim desem yeridir. Giyim tarzından, müzik zevkine kadar hayat tarzındaki değişiklikleri rahatlıkla gözlemleyebiliyordum. Günümün büyük bir kısmını orada geçirdim. Çok sevmiştim. Gece orada olamayacaktım maalesef, içimde kalan en büyük uktelerden biridir bu da. Gece eminim ki çok daha güzeldir Venice Beach.








    Bir mesajda maksimum 15 fotoğraf yayınlanabiliyormuş, o yüzden hikayeme yeni mesajlar ile devam edeceğim. Konuda bulunan 3. 4. ve 5. mesajdan devam ediyorum hikayeme.
    Konu rerere tarafından (12-10-2012 Saat 05:04 PM ) değiştirilmiştir.
  2. #2
    Avatar Resmi
    Baro
    Uçuşa Hazır Watçı
    Mesaj
    138
    Konu
    12
    Üye Avatarı

    Mesaj:138

    Konu:12

    Beğeni:0

    Lokasyon:Lefkoşa

    Başarılı ve görsel zenginlikli bir anlatım Hoşuma gitmedi diyemiycem devamını sabırsızlıkla bekliyorum
  3. #3
    Avatar Resmi
    rerere
    Uçuşa Hazır Watçı
    Mesaj
    123
    Konu
    11
    Üye Avatarı

    Mesaj:123

    Konu:11

    Beğeni:0

    Lokasyon:Istanbul

    Subway'de bir şeyler atıştırdıktan sonra yine karşıma çıkan ilk otübüse bindim ve Beverly Hills'de indim. Film yıldızlarının çoğu bu civarda yaşıyorlarmış. Burası da çok güzel bir yerdi, bitki örtüsü, sokaklar, insanların hayat tarzı vs. gerçekten etkileyiciydi.







    Burada da biraz takıldıktan sonra Hollywood'u gündüz gözüyle görmek için otobüse bindim ve oraya doğru yola koyuldum tekrardan. Hollywood'un da değişik bir çekiciliği, ruhu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ünlüler Bulvarı'nda biraz dolaştıktan sonra, o meşhur Hollywood yazısının bulunduğu tepeye doğru yola koyuldum.




    O tepedeki Hollywood yazısını görmeden ayrılmak istemiyordum oradan. Hiç de araştırma yapmamıştım nasıl oraya ulaşacağım hakkında. Ve bunun sonucunda çok trajikomik bir olay yaşadım. Sağa sola sorduktan sonra, ana caddeden ayrılarak tepeye doğru yürümeye başlamıştım. Daha sonra kalabalığı takip ettim ve bilet satış gişeleri olan, güvenlik turnikelerinin olduğu Hollywood Bowl diye tabir edilen bir yere ulaştım. Hiç sorgulamamıştım o an, dedim herhalde bilet alıp tepeye çıkıyoruz. Güneş falan da batıyor o yüzden kalabalık falandır diye düz mantıkla düşünüyordum. Girdim sıraya 11$ verdim bilet aldım, küfür ettim vay arkadaş dedim, turnikeden geçtim. Bileti hiç detaylı kontrol etmedim bu arada. Sadece nereye gideceğime baktım ve tepeye doğru çıkmaya devam ettim. yürüyen merdivenler falan var her yerde, rahatça gideceğim yere ulaştım bir 5 dk sonunda. Ben tepeye çıkıp Hollywood imzasını falan göreceğiz falan diye düşünürken karşıma kocaman sahne çıktı. Bilete baktım hemen şok oldum. Opereya bilet almışım. Sağıma soluma baktım Hollywood yazısı falan göremedim hiç. Kendime gülüp geçtikten sonra biraz orada takıldım ve çıkıp gitmem gerektiğine karar verdim. Akşam oluyordu ve Couchsurfing'den beni o gece ağırlayacak olan kızla buluşmam lazımdı. Zamanım olsaydı operayı dinlerdim muhtemelen)

    Kızla daha önce mesajlaşmıştık siteden, numaralarımızı almıştık ve o gece onun evinde kalacaktım. Santa Monica taraflarında bir yerde kalıyordu. Akşam buluşmak üzere anlaşmıştık. Hostele gittim çantamı aldım, odamdaki İngilizlerle vedalaştım. Limuzin partisi varmış o gece, oraya davet ettiler. Bu tarz limuzin partilerinin sonunda kulüplere gidildiği için yaşım da 20 olduğundan zaten katılamayacaktım) Kızlara çaktırmadım, asaletimi bozmadım, gitmem gerektiğini söyledim ve ayrıldım hostelden.

    Beni o gece ağırlayacak olan kızla buluşmak için Santa Monica'ya giden bir otobüse bindim. Boş bir koltuk bulup oturduğum anda arkamda iki kişinin Türkçe konuştuğunu farkettim. Kız muhabbeti yapıyorlardı, güldüm içimden) Döndüm sonra selam verdim. Biri 7 senedir ABD'deymiş, Green Card ile gelmiş. Diğeri de 10 sene önce turist vizesiyle gelip orada yaşamaya karar vermiş. Kaçak tabi. Nasıl senelerce orada yaşayabildiğini sordum. Araba alıp satıyormuş, her türlü yasal hakkı varmış bunu yapmak için. Türk mekanlarda çalışmış hep, el altından para vererek kaçak çalıştırıyorlarmış Türk işletmeciler. Annesi babası arada ABD'ye gelip onu ziyaret ediyormuş. Hayatından çok memnun, Türkiye'ye hiç dönmek istemediğini söylemişti. WAT ile gelip orada kalan arkadaşları olduğunu söyledi, evlenip kalanlar falan da olmuş. Öyle ilginç bir muhabbet geçmişti aramızda.

    Sonrasında otobüsten indim ve kararlaştırdığımız yerde kızı beklemeye başladım. Yemekte olduğunu ve gecikeceğini söyledi, ben de etrafta takılmaya başladım. Bu arada bir şeyler de yedim. Her zaman yaptığım gibi 7-Eleven'a gittim donat ve iced mocha aldım. O kadar yerde kahve içtim hiçbiri 7-Eleven kahvesi kadar güzel değildi, ABD'den özlediğim ender gıda maddelerinden biridir benim için.

    Birkaç saat takıldıktan sonra planlanan saaatin biraz ilerisinde gece 11 gibi buluştuk. Arabasıyla gelip beni aldı eve doğru yola koyulduk. Külüstür bir arabası vardı ama çok hoşuma gitmişti araç. Kısa bir yolculuğun ardından eve geldik. Klasik, bahçeli, tek katlı Amerikan evlerindendi. Bir oda bir salon. Hemen bir duş aldım, sonrasında muhabbete daldık. Bir şeyler hazırlamış sağolsun, çok iyi vakit geçirdik beraber. Kendisi odasında kalıyordu, küçük salonda da bir yatak daha vardı. O yatakta da ev arkadaşı kalıyormuş. Erkek. Bana ondan bahsetti biraz, o gece eve geç geleceğini söyledi. Arkadaşının biseksüel olduğunu söyledi ve bana yazmaya kalkarsa korkmamam gerektiği, nazikçe geri çevirmemi söyledi. Uysal olduğunu ve anlayışla karşılayacağını dile getirdi. Tabi dedim, problem değil. Bir de kapıyı ben açacakmışım, anahtarı yokmuş elemanın. Saat iyice geç olmuştu ve uyumaya koyulduk, ben salondaki puf tarzı enteresan bir kanepeye yattım, kız da odasına geçti. Bir taraftan uyumaya çalışırken elemanı da düşünüyordum, kapıyı açmam gerekecekti, belki uğraşmam gerekecekti vs. derken sabah uyandım. Çocuk gelmemiş eve, ya da ben duymadım kapıyı emin değilim) Kız da sağolsun köfte patates yapmış kahvaltı için, rencide etmeyecek şekilde geri çevirdim. Dedim bu ne kahvaltıda. Türkiye'ye davet ettim onu kahvaltı deneyimi yaşaması için. Her şey için teşekkür ettim ve beraber evden çıktıktan sonra ayrıldık.

    DEVAMI BİR SONRAKİ MESAJDA...
    Konu rerere tarafından (12-10-2012 Saat 06:16 PM ) değiştirilmiştir.
  4. #4
    Avatar Resmi
    rerere
    Uçuşa Hazır Watçı
    Mesaj
    123
    Konu
    11
    Üye Avatarı

    Mesaj:123

    Konu:11

    Beğeni:0

    Lokasyon:Istanbul

    Evet arkadaşlar, buraya kadar kültürel bir gezi tadında geçti günlerim. 2 gün geçmişti henüz ve ABD'de geçirdiğim en güzel günlerin başlangıcı olan 3.güne uyanmıştım. İstikamet San Diego idi. 3 gün kalacaktım San Diego'da ve yine Couchsurfing'den bir evde konaklayacaktım. 6 kişinin yaşadığı bir öğrenci evi.

    BU VE BUNDAN SONRAKİ MESAJLARI SÜREKLİ EDİTLEYEREK YAZMAYA DEVAM EDECEĞİM, UZUN BİR YAZI OLACAK.
    Konu rerere tarafından (12-10-2012 Saat 06:21 PM ) değiştirilmiştir.
  5. #5
    Avatar Resmi
    rerere
    Uçuşa Hazır Watçı
    Mesaj
    123
    Konu
    11
    Üye Avatarı

    Mesaj:123

    Konu:11

    Beğeni:0

    Lokasyon:Istanbul

    Bir mesajda maksimum 15 fotoğraf yayınlanabiliyormuş, o yüzden hikayeme yeni mesajlar ile devam edeceğim. Konuyu bütün tutabilmek için bu mesajları atıyorum şimdilik, daha sonra editleyeceğim buraları..
  6. #6
    Avatar Resmi
    matador_36
    Üstad
    Mesaj
    1.907
    Konu
    33
    Üye Avatarı

    Mesaj:1.907

    Konu:33

    Beğeni:0

    Lokasyon:ankara

    eline sağlık güzel olmuş
    ya olduğun gibi görün yada gözüme görünme!!!
  7. #7
    Avatar Resmi
    deskel
    Hayalperest Watçı
    Mesaj
    6
    Konu
    0
    Üye Avatarı

    Mesaj:6

    Konu:0

    Beğeni:0

    Lokasyon:istanbul

    güzel bir bakış acısı ufkumu actı
  8. #8
    Avatar Resmi
    Aytek
    Uçuşa Hazır Watçı
    Mesaj
    104
    Konu
    2
    Üye Avatarı

    Mesaj:104

    Konu:2

    Beğeni:0

    Lokasyon:Gaziantep

    bro senin hikaye yarım kalmıs sanırsam
  9. #9
    Avatar Resmi
    james
    Hayalperest Watçı
    Mesaj
    15
    Konu
    1
    Üye Avatarı

    Mesaj:15

    Konu:1

    Beğeni:0

    Çok güzel bir sunum eline sağlık.Bu venice beach tam benlik bir yer.Oraya gidip 80's rock n roll çalan bir barda çalışıp,karavanda yaşayasım var (American Dream )
  10. #10
    Avatar Resmi
    muratrecon
    Deneyimli Watçı
    Mesaj
    210
    Konu
    5
    Üye Avatarı

    Mesaj:210

    Konu:5

    Beğeni:0

    Lokasyon:Türkiye

    cok cok guzel, devamını beklıyoruz
Etiketler
Konuyu Görüntüleyenler

Benzer Konular